
Kalp az konuşur, öz söyler.
Kelimeleri uzatansa zihin.
Soru’N ne? Daha soru zihninde dürülüp tamam olmadan, cevap Kalpten dupduru tam’lanır gelir. Çünkü o hep orada durup duru.
Hadi sor… “Şuan neye ihtiyacım var?”
Ve cevabı duym’az’dan gelmeyi bırakıver.
Mucize Kaşifi (@mucizekasifi) Nunu’dan güzel bir duayla ihtiyacıma ihtiyatla yaklaştım.”Dilerim Allah, seni ne kadar çok sevdiğini somut olarak göstersin. Senin şu ân buna çok ihtiyacın var”
Hüsnü Arkan kulaklarımızın pasını silerken, içimizin Hakikati konuşsun.
“(…)Beyoğlu’nda bi tramvay
Raydan çıkmış vay
Sensiz bunca yıl nasıl yaşadım ah
Vay ki ömrüme vay (…)
Yıkıldı gitti içimizdeki Saray
öyle bir rüya öyle (…)”
Travmalar…gizli hazinelerimiz…Bazıları “çocukluğumun sesi, senden bana şimdi zamanı sızdıran” misali karşımızdakilerden, sevdiklerimizden ses edip zaman zaman bizi Raydan çıkartıyor. İşte o zamanlar tramvalarla ilişkimizi düzenlemek, acı ile aramızdaki bağlantıya/bağa yeniden bakmak için ne güzel fırsatlar. Kabul ediyorum yumuşak bir deneyim değil lakin kendini kilitlediğin odalardan çıkartmak için son derece dönüştürücü bir daveti var.
Çünkü böyle böyle kendimizden razı olma halini deneyimleyeceğiz. Kulun, Allah’tan razı olma meselesi ziyadesiyle büyük bir had bilme hali. Dilerim kolaylaşsın.
Alana simyalı bir dua bırakıyorum.
“Desteğe ihtiyaç duyduğum her konuda bana Kafi olan Sensin Allah’ım. Aklımın yetmediği her konuda Seni kendime rehber ediniyor ve işlerimi Senin kolayıkla yoluna koymanı diliyorum. “
BakVeAra,112. “Bilakis kim yüzünü Allah’a döner, tüm varlığı ile teslim olursa ve o iyiliklerde olursa, artık onun karşılığı kendini vücudlandırana ait olan hakikatlerdir ve onlara korku yoktur ve onlara mahzun olmak yoktur.”


Yorum bırakın